Kıdem Tazminatında İdarenin Sorumluluğu Nedir?

Written by Genel

Kıdem tazminatı konusunda pek çok kişi yanlış bilgilere sahip bu herkesin başına gelmeyen bir durum olduğundan dolayı da aslında tam olarak bilinmiyor olması da normal. Kıdem tazminatları işçilere koşulların oluşması durumunda ödenen ve de çalışma süresiyle birlikte giydirilmiş bir brüt ücretine göre hesaplanmış olan alacak şeklidir. Asıl işveren ve alt işveren ilişkilerinin de sıklıkla görülebildiği herkes tarafından bilinmektedir. Günümüzde çalışma hayatına bir göz attığınız zaman görebileceksiniz ki çalışma hayatında birçok kurum ve kuruluş bugün alt işverenle çalışıyor. Kıdem tazminatı konusunda söyleyebileceğimiz bu hakkın feshe dayalı olduğunu ve iş akdinin de tamamlanmasıyla birlikte gündeme geldiği bilinmektedir.

Asıl işveren işinde eğer ki farklı olarak alt işverenlerle çalışmaya devam edecekse bu durumda devir sonrasında da yeni işverenin eski işçilerle iş ilişkisinin de kesintisiz olarak devam etmesi gerekir. Bu durumda işyeri devri hükümleri uygulanır.  İşte bu noktada işçinin kıdem tazminatı ise son alt işverene geçecek olacağından sorumlu o olacaktır.  yani önceki işveren ise işçinin son ücretini ve çalışma süresini rücu etmelidir.

Bu yazımız da ilginizi çekebilir :İflas Etmiş Şirketten Haklarımı Nasıl Alırım?

‘’ 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 62’ nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilerin kıdem tazminatları;

Yasaya göre alt işverenlerin ne şekilde değişip değişmediğine bakılmadan işçinin aralıksız bir şekilde aynı kurum ya da kuruluşta çalışmış olması ve çalıştığı süre göz önünde bulundurularak kıdem tazminatının hesaplaması yapılır.

Bu durumda ise  “Son Alt İşverenleri İle Yapılmış Olan İş Sözleşmeleri 1475 Sayılı İş Kanununun 14 Üncü Maddesine Göre Kıdem Tazminatı Ödenmesini Gerektirecek Şekilde Sona Ermiş Olanların Kıdem Tazminatları İlgili Kamu Kurum Veya Kuruluşları Tarafından, … İşçinin Banka Hesabına Yatırılmak Suretiyle Ödenir. ‘’ hükmünü ihtiva etmektedir.

Bu yazımız da ilginizi çekebilir : İhbar Tazminatı ve Hesaplaması

Yukarıda belirtmiş olduğumuz kanun hükmü ise 2014 yılında resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.  Kamu ihale kurumunda personel çalıştırmaya dayanan bir hizmet alımında ise alt işveren çalıştırdığı işçilerin kıdem tazminatlarının da idareci tarafından ödenmesinin mümkün olduğuna karar vermiştir.

Günümüzde uygulanan yasal düzenlemeler gereği burada tespit edilmesi gerekli olan 3 konu vardır.

Bunlardan birincisi davacının istihdam edildiği ihalede, 4734 sayılı Kanun Kapsamında idare sayılan bir asıl işveren var mı?

Şayet 4734 Sayılı Kanun kapsamında bir idare söz konusu ise ihale, istisna ihalelerden midir?

İstisna ihale kavramı 4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 3/g maddesinde düzenlenmiştir.

Sonuç olarak burada şuna değinmek gerekiyor ki yapılan değişiklikler kamu kurum ve kuruluşlarının alt işverenlerin çalıştırılmasıyla birlikte işçilerin de tazminatından sorumluluğun asıl işverende olduğu düzenlenmiş, Yargıtay kararı ile bu düzenlemenin işçi bakımından değil alt işveren ve asıl işveren arasındaki rücu ilişkisinde gündeme geleceği karar altına alınmıştır. Personel çalıştırmasına dayalı iş tanımında %70’lik kısmın asgari işçilik maliyeti içermesi hususunda ise Sayıştay, işçilerin çalışma saatlerinin tamamını idare için kullanılmasının esas alınması gerektiğini belirtmiştir.

Last modified: 27 Ocak 2018

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir