Basel Komitesi ve Basel-I Sermaye Uzlaşısı

Written by Genel

Dünyada yaşanan ekonomik krizlere sebep olan şeylerden biri de finans sektörünün en önemli aracı bankalar. Bankalar ile ilgili düzenlemelerden kaynaklanan bu krizlerin sonucunda da kredi riski ortaya çıkmıştır. Aynı zamanda bu krizler sonucu bankalar arasında devralma ve birleşme faaliyetleri artmıştır. Bu gibi sonuçlar neticesinde de bankalar, risk yönetiminin önemini kavramışlardır. Mevcut ve potansiyel riskleri en iyi şekilde yönetebilmek için pek çok yatırım yapılmaya başlanmış ve sonunda Basel Kriterleri ortaya çıkmıştır.

Basel Bankacılık Komitesi

1930 yılında İsviçre’nin Basel şehrinde kurulan Uluslararası Takas Bankası (The Bank of International Settlements-BIS) gelişmiş ülkelerin merkez bankaları tarafından kurulmuştur. BIS bünyesinde bulunan kısa adı Basel Komitesi olan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Komitesi’nin amacı bankaların uluslar arası standartlarda çalışmasını sağlamaktır.

 

  • Bankaların uluslararası iş birliğini sağlamak
  • Uluslararası bankacılık sisteminde ortak düzenlemelere gitmek ve güvenliği sağlamak
  • Bankaların denetim tekniklerini geliştirmek

 

Bu komitenin üyeleri ise Belçika, Kanada, Fransa, Almanya, İtalya, Japonya, Lüksemburg, Hollanda, İspanya, İsveç, İsviçre, İngiltere ve ABD’dir. Türkiye ise 1 Ocak 2002’de bu komiteye girmiştir. Resmi olarak yasal bir statüye sahip olmayan bu komitenin iki temel prensibi şu şekildedir:

 

  • Hiçbir bankacılık kuruluşunun denetimden kaçmaması
  • Yapılan denetlemelerin yeterli olması

Basel-I Standartları

Basel Komitesi tarafından 1988 yılında yayınlanan Basel-I Standartları ile risk yönetimi kapsamında ilk ortak uluslar arası uzlaşı oluşturulmuş oldu.

 

Basel-I sonucunda bankaların uyması gereken kriterler belirlenmiş ve bank sermayelerinin, riskli aktiflere oranının yüzde sekizden az olamayacağını ifade eden sermaye yeterlilik rasyosu geliştirilmiştir. Basel-I standartlarının amacı uluslar arası bankacılık sisteminin istikrarını ve güvenirliliğini sağlamak, teknolojik yatırımları tamamlamak, personelli eğitmek, banka sahiplerine yeni bakış açıları kazandırmak ve uluslar arası bankaların uygulamaları ve rekabetleri noktasında eşitlik sağlamaktır.

Basel-I Kriterlerinin Esasları

Basel-I’in en temel esası OECD ülkesi olanların lehine kredi kolaylıkları sağlamasıdır. OECD ülkesi, sanayileşmiş zengin olan ülke demek. Devletler, merkez bankaları ve bankalar için OECD ülke ayrımı yapılan Basel-I ile de kredi verilecek müşterinin OECD ülkesi olup olmama durumunun kredi riski açısından sermaye yükümlülüğünün belirlenmesinde temel faktör olması esas alınmıştır. Kısaca, OECD ülkesi olmak demek daha az riskli grupta bulunmak demek.

 

Bankaların krizlere karşı dayanıklılığını arttırmak için uymaları gereken kriterleri içeren Basel-I kriterleri, kredi verilirken belli esaslara uyulması gerektiğinin de altını çizmiştir. Yukarıda bahsettiğimiz yüzde sekizlik oran neticesinde diyebiliriz ki; kredi verecek banka her 100 birimlik risk için 8 birimlik sermaye bulundurmak zorunda. Bu durumun sonucu olarak risk kat sayısını tamamlamış olan bankaların yeni kredi tahsis etmek için sermaye artırımına gitmeleri gerekmektedir. Risk ölçümlemesini tek bir metriğe bağlamış olan Basel-I bu noktada yetersiz kalmış ve Basel-II kriterlerine zemin hazırlamıştır.

Özet
Basel Komitesi ve Basel-I Sermaye Uzlaşısı
Yazı Adı
Basel Komitesi ve Basel-I Sermaye Uzlaşısı
Tanım
Basel Bankacılık Komitesi ve Basel-I Sermaye Uzlaşısı
Yazar
Yayıncı Adı
Çetinkaya Müşavirlik

Last modified: 27 Eylül 2017

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir